Lütfen Daha Kaliteli Bir Forum Görüntülemesi İstiyorsanız
Lütfen Üye Olun Yada Giriş Yapın.



Web Masterlık Hakkında HerŞey
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
iM Resmi Toolbarı
Müjde!! Artık i Master Forumunun Artık Resmi Toolbar'ı Var İndirmek İsteyenlere Link Altta iM Toolbar İndir
iM Resmi Toolbarı
Müjde!! Artık i Master Forumunun Artık Resmi Toolbar'ı Var İndirmek İsteyenlere Link Altta iM Toolbar İndir
Duyurular

 DUYURULAR

Forumumuza Hoşgeldiniz.Forumumuz Bizim Mekan Adlı Sitemiz Üzerine Kurulmuştur Sitemizi Ziyaret Edin ve Çok Memnun Kalın Sitemizde Teknoloji,WebMaster,Site Yardımları,Bilgisayar ve Ps Hakkında,Video,Müzik,Resim,Download Bölümü Oyun Program Kod Dünyası WM Dersleri ve Forumu Mevcuttur.Sitemizi Ziyaret Edin www.ii-master.tr.gg

Herşey Bu Sitede

Download Oyun Program WM Dersleri

Teknoloji Bölümü Bilgisayar PS 2-3 Kod Dünyası Ve Daha Fazlası
----------

i Master

Etiket Bulutu
Kod Adam

Paylaş | 
 

 Nasıl Hacker Olunur [YENİ KATEGORİMİZİN İLK PAYLAŞIMI]

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
-OquzHan-
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 120
Reputation : 3
Doğum tarihi : 04/02/99
Kayıt tarihi : 29/09/10
Yaş : 18
Nerden : Adanaaa

Cüzdan
Altın Altın: 5000
Para Para: 6291

MesajKonu: Nasıl Hacker Olunur [YENİ KATEGORİMİZİN İLK PAYLAŞIMI]   Salı Ekim 12, 2010 8:26 pm

Arkadaşlar Bildiğimiz Üzere Çoğu Kişinin Hacker Olma Hayalleri Vardır.Ben İnternette Araştırdığımda Genelde Alttaki Gibi Gereksiz Metinler Çıkıyor
Alıntı :
"Simdi Sizlere Nasıl iyi bir Hacker olacagınızı Açıklıyorum pür dikkat okuyun. Bu yazının Sonunda Bilinki Siz Artik usta bir Hacker Siniz.
Ilk Önce Para Biriktirin Kendinize Bir Bilgisayar Alin Ve Babanızın Telefonunu Kullanın.
Arkadaslarinizdan Rica Edin Bir Adet Internet Accountu { Sifresi } Alın : Eve Gidin İnternete Baglanin. Baglandiniz Ve Artik Bir Hacker Olma Yoluna dogru Ilk Adımınızı Attınız.
Tek Tek Hacker Sitelerini Gezin. Gezmedik Site Bırakmayrn Okuyun Okuyun Günlerce Gezin .
Arkadaslariniz Dışarda Gezerken Siz Evde Makinanızın Başında Internetin Altını Üstüne Getirin.
Gidin Cd ler Alin Programlari Deneyin Hack Sitelerinden Çektiginiz Programlari Deneyin .
Anneniz Yaninizami Geldi Hadi oğlum Yat uyu yarin okul var mi diyor ? Sakin
Aldiris Etmeyin Iyi Bir Hacker En Geç Yatandır. Bunu Unutmayin.. Devamli Arastirin.
Arastirin Yemeginizi Makinanizin Basinda Yiyin . Siz Bir Hacker Olucaksınız Bunu Unutmayin.
Belki Biraz Kilo verebilirsiniz. Sakin Pes Etmeyin. Pes Edenler Ancak Lamer Olurlar Bunu aklinizdan Çikarmayin. Siz hacker olucaksiniz. Lamer Degil..
Evet Arastirdiniz. Hack Siteleriden Programlar Çektiniz Hatta Bir tane Pogramda cih Virisü Çikti Makinanizi elinize verdi. Gittiniz. 30 dolara hallettiniz Hiç Sorun Degil Olur Böyle Seyler.
Simdi Gidin Irc ye Girin Ve Ben :Hackerim Deyip Nuck Savaşına Girin Evet Evet Basardiniz Karşınızdakini serverden düsürdünüz. Artık Bir Hacker Oluyorsunuz.
Ama O da Ne Serverden Düsen Kisinin Arkadasi Sizi Nuck Bombardımanına Tutmus . Ana kart cpu vs vs diger kartlar gitti. Hiç Sorun Degil Hemen En yakin Teknik servise ***ürün 200 Dolara Hallederler.
Evet Irc deki nuck savasindan yenik çiktiniz hatta 200 dolariniz gitti [ Daha
Dogrusu Babanizin parası Gitti O da size hafiften hafiften sinir olmaya basladi ama Kahvede arkadaslarina "Benim Olm bilgisayar ögreniyor çok merakli insallah bilgisayar muhendisi olurda para kazanip ilerde bize bakar " diyor o yüzden 200 dolara fazla ses çiıkarmadı. ]
Hemen Simdi Yeniden Toparlanıyorsunuz Boşverin irc yi zaten hepsi lamer .. Elinde iki üç programla sizin gibi koskoca hackere saldirdilar.. Ayıp bişii Degilmi... Siz Bosverin
Onlarin seviyesine inmeyin ve site haclemeye baslamak için start alin. Evet unsecure programını buldunuz ve site hacklemek için kolları sıvadınız. Deniyorsunuz sabahtan aksama kadar site hacklemek istiyorsunuz ama olmuyor çok kötü şeyler dimi su site sifreleri bir türlü kirilmiyor.
Ama Sizin Mutlaka Site hacklemeniz lazim Evet Hemen Ne yapiyorsunuz
gidiyorsunuz ve kendinize site aliyorsunuz.
Hemde bedava olanlardan bir siteyi gezerken ögrenmistiniz. Evet aldiniz hemen kendinize bir site yapiyorsunuz ve ftp programi ile siteyi upload ediyorsunuz ve
hemen irc ye girin gene bir siteden aldiginiz reklam programi
ile basliyorsunuz sitenizin reklamini yapmaya ama sizin kim olduğunuzu kimse bilmiyor.
siteniz baya tuttu çok güzel... Gunde En az 60 kisi girip çikiyor 3 gün oldu ve baya iyi bir site ama kimse sitenin yapimcisini bilmiyor ve sizi de normal olarak tanımıyor.
Hemen simdi yeniden site yapma programını açiyorsunuz ve index dosyasini arka plani kapkara yaptiktan sonra kırmızı bir yazi HACKED BY USTAHACKER yaziyorsunuz evet artık siz usta bir hackersiniz.
hemen siteyi upload ediyorsunuz ve siteye girenler "aman yarabbim site hacklenmis hackleyen ustahacker" diyor ve basliyor herkes arkadaslarina anlatmaya.. ehehee
evet basardiniz sizde bir site hacklediniz ve ününüz yayıldı. Olsun Kendi Siteniz Miteniz Ama Siz Bir Site Hacklediniz .
Siz Artik Usta Bir Hackersiniz.
Tamam Artik Siz Asama Kaydettiniz Ve Artik ne isiniz var site hacklemekle siz kendinizi ispatladiniz. caniniz sikildikça alir bir kaç site hackler hackler durursunuz ününüze ün
katarsaniz. Ve artik Siz Asdiniz .... Artik Sizi site hacklemek tatmin etmiyor ne
yapmalisin hemen kredi kartlari sifresi yürütmeye baslamalisiniz. sitelerde Hemen hepsi kredi karti ile yemek veriyor elbise veriyor film izlettiyor oyun oynattiriyor . Siz niye para vereseniz degilmi bunlara.. Alemin kerizi sizmisiniz . Ne yapacaksiniz hemen baska saf temiz dürüst sizin için keriz olan kredi karti ile internetten alisveris yapan sazanlarin kredi karti bilgilerini ele geçirçeksiniz....
Siz Bir hackersiniz Ve bu hak sizde var siz nasil olsa kimse hesap soramaz neden çunki siz bir hackersiniz
Neyse siz artik usta bir hackersiniz ve kredi kartlarinin hesap numaralarini ögrenmeye
geldi is artik. Gece gündüz çalistiniz ve bir kredi karti hesap numarasi buldunuz. Çok Sahane artik internet üzerinden bedava alisveris yapabilcek . hatta amerikadan kendinize pizza dahi ismarlayabilceksiniz. . Evet denediniz.
O Da Ne kredi kartinin süresi bitmis çok kötü talihsiz bir durum. Üzüluyorsunuz ama sakin üzülmeyin pes etmek yok devam ediyorsunuz
ve evet gerçek bir kredi karti yakaladiniz ve daha süresi bile bitmemis. Super Bir Olay girdiginiz alisveris sitesi çok acemice tasarlanmis sizde anladiniz . acemi site yapimcilari musterilerinin kredi kartlarini bir html dosyasinda sakliyormus megerse sizde uzantisini denediniz ve oldu. Bütün kredi kartlari numaralarini aldiniz.
Siz Resmen Bir Hazine buldunuz. Evet hemen basliyorsunuz o alisveris sitesi benim su gazino sitesi senin ,
su parali film sitesi benim gezmeye.. evet aradan 3 gun gecti baya yoruldunuz.
Gene aksam oldu ve siz makinanizn basindasiniz . Daha kullanmadiginiz kredi kartlari var
onlarida kullanmak istiyorsunuz kullanin kullanin siz bir hackersiniz sizden kimse hesap sormaz.
Evet simdi girdiniz gene oyun sitelerine oynamayin yeter artik su gazino
sitelerinde oyun oynamayi bak kazanamiyorsunuz iste Bitirdiniz sahte 79 kredi kartini bu sitelerde ...
kaldi sunun surasinda 60 - 70 kredi kartiniz. Evet çevirdiniz ruleti
geliyorrr kirmizi.. yok gelmedi gene siyah geldi olsun.
Arkana bak bu arada baban yanina geldi. "Seni Çagiriyorlar olm git su kapiya bak diyor" .
Sizde "Amannn Baba Gelemecegimi söyle su an bilgisayar basindayim görüyorsun bilgisayar bilgimi gelistiriyorum" .
Ama
Babaniz "olm Sen Git Bak Seni Çagiriyorlar" Diyor Sizde oflaya puflaya gidiyorsunuz ve kapiyi açip buyurun ben .. ne istediniz diyorsunuz.
Der Demez Sizi Hemen 4 - 5 tane sivil baya yapili kisiler karga tulumba tutuyorlar , siz "Ne oluyor yavv Imdaat Aksam Vakti Adam Kaçiriyorlar ". Diye bagiriyorsunuz
Ama nafile Adamlar hemen babaniza ve Diger mahalle sakinlerine Polis Kimliklerini Gösteriyorlar.
Kimse Bir sey yapamiyor ve siz karakola göturuluyorsunuz.
Evet Çok Kötü Bir Son Sizi Bulmuslar Tabi Tabi gene hata bizde size
internette gezerken ip numarasini saklayarak gezmesini ögretmemiz lazim di.
Neyse Olsun Iyi Bir hacker arasira 4 - 5 sene yatandir. Ama sizin babaniz arabayi evi dami satti ve sizi ancak 1 sene yatirdi fazla cezadan kurtardi. Cezaniz Bitti Geçmis Olsun..
Siz yeni kiralik evinize gidiyorsunuz. Ve makinanizin basina geçmek isitiyorsunuz ama nafile babaniz sizi kurtarmak için bilgisayarida satmak zorunda kaldi..
Olsun Siz Iyi Bir hackersiniz ve yeniden çalisir Para kazanip bilgisayar alirsiniz.
Bravo Size Aradan 6 ay geçmeden , kendinize bir bilgisayar aldiniz helal olsun siz çaliskan bir hackersiniz.
bu arada haberiniz olsun Babaniz sizi kurtardi ama en az 20 tane kredi kartini kullandiginiz adamin borçlarini ödeyemedi.
Adamlar Sizi Dayisi. enistesi. çolugu çocugu hepsi ariyormus .
En Iyisi Siz Birakin Bilgisayari milgisayari ufak ufak yeriniz kesfedilmeden ortaliktan toz olun.
Size En Iyi Önerebilcegimiz bir Yer var Gidin seyahat acentelerine hemen acil kendinize ABD ne Newyork Iline uçak bileti alin Valla Güzel Bir sehir Tavsiye ederim.
Hem Amerikayida Görmüs olursunuz. )"

Eğer Siz Hacker Olmak İstiyorsanız Bilinki Kodları İyi Bilmeniz Gerekir.Eğer Site gibi yerleri Hackedliyecekseniz Kodlardan Anlamanız Gerekir Eğer Siz Ben Yazılı Olarak Hacker OlmaK İstiyorum Detaylı Anlatım Olsun Diyorsanız Aşağıdaki Metni DİKKATLİCE okuyun.

Bu Kelime bir çok internet kullanıcısını cezbeder . "HACKER" Herkes Hacker olmak ve hacker olarak tanınmak ister . Çün ki , Hackerler İnternet Dünyasının Krallarıdır. Bilgili bir hacker Sistemlere sızarak istedigini alır , Bir Hacker ; Polis , Savcı , Yargıç ve aynı zamanda İnfaz Memurudur. Yani Bilgisini kullanarak bir kişiyi veya bir sistemin açıgını yakalar , Sorgular , cezayı keser ve infazı uygular.. Bu özelliklere sahip olan bir kişi olmak bu yüzden her internet kullanıcısının hayalidir.
Peki Bu seviyeye bu insanlar nasıl geliyorlar , 1-2 ay hack dünyasını araştıran bir kişi hemen bu seviyeye gelebilirmi ? , Tabiki hayır . Bu seviyeye gelmek için ; bilgi , birikim , emek , okuma , testler ve bir çok zaman ister. Diğer İnsanlar Dışarıda gezip dolaşırken , Chat odalarında kız tavlamakla meşgulken , Msn de lak lak yapmakla meşgulken , Bu Kişiler Her gün bıkmadan usanmadan araştırmaktadırlar .. Araştırdıkları konuları devamlı test etmekte ve her gün yeni bir şeyler öğrenmek için canlarını dişlerine takmaktadırlar. En Ufak bir hatada başka hackerlere yakalanacaklarını çok iyi bilmekte ve bu yüzden kendi güvenliği için ve saldırı strajileri için her gün internetde dokumanlar okumakta ve testlerini yapmaya devam etmektedirler.
Hackerlerin amacı nedir ? Böyle bir soru soruldugu zaman hiç bir hacker ben hacker olucam diye yola çıkmaz. Zamanla bilgi ve birikimi onu hacker olmaya itmiştir. Artık geri dönulmez bir yola girdigini anlamıştır. Kendine bir amaç çizer. Bunlar gunumuzde genelde , İllegal hosuna gitmeyen siteleri hacklamak , Sistem açıklarını tespit edip O sisteme sızarak sistemin guvenlı olmadıgını belirtmek en buyuk zevkleri arasındadır.
Hackerler Biraz da egoist olurlar. Kimileri her ne kadar Hackerler Tanınmaz , En iyi hacker kendini gizleyen hacker vb gibi laflar desede , bu laflar çoluk , çocuk laflarıdır. Bir hacker Sisteme girdiginde mutlaka kendini gizler , kendini tespit ettirecek şeylerden uzak durur. Fakat Hack Dünyasında ismini duyurmak mutlaka o da isteyecek ve tanınmak isteyecektir. Fakat Gerçek bir hacker bir iş yaptıgı zaman tam yapar , öz yapar .. Yaptıgı iş duyuldugu zaman , Sagır sultan bile duyar.. Zahten hiç bir hacker , Bir Sisteme girdiginde koca koca puntolarla kendi adını soyadını adresini yazarak , bırakacak hali yoktur. Yaptıgı sadece sistemde açık oldugunu göstermek ve kendisinin yaptıgını ispatlamak için kendi logosunu veya rumuzunu bırakmaktır.
Bir de Lamer deyimi vardır. İnternetde herkes birbirine - bırak onu ya o lamer , vb laflarlda karsısındakini kucuk gostermek ister. Peki Lamer olmak bu kadar kötümüdür ki , Bir kişiyi kötülemek için hacker yerine lamer denilir. Kısaca Lamer Hack öğrenmeye çalışan insanlara denir. Bir çok hack tekniklerini bilmedikleri için ve daha yeni öğrendikleri 2-3 teknikle her yeri hacklayacaklarını veya hacklamak zorunda olduklarını sandıkları için , arkadaş çevresinde gülünç duruma düşerler , Bu yuzden Lamer diye adlandırılırlar.. Günümüzde binlerce hack grubu adı altında faaliyet gösteren hack grupları vardır. Bu hack gruplarına diğer hack grubu nasıldır diye sorsanız ? Verecekleri cevap şu olur : - bırak o lamerleri , onlar lamer... Evet herkes kendini hacker sanmakta ve karsı kişiyi hemen lamer ilan etmektedir. Lamerler İnternet Hack Dünyasının eğlenceleridir. Lamersiz Hack dünyası olmaz. Bu bir gerçektir. Fakat Hack öğrenirken , Sağda solda arkadas grubuna vb çevresıne yapamayacagı seyleri yapacakmış gibi anlatmayan ve öğrenmeye devam eden acemi hacker adaylarına Hack dünyasında "ÇÖMEZ" denir. Her çömez zamanı gelince gerçek bir hacker olur.
Bir çogunuzun sorusunu duyar gibiyim ; Peki biz gerçek hackerler ile lamerleri , çömezleri nasıl ayırt edicez diyorsunuz .. cevabı gayet basittir. Bir şahısı tanıyorsanız yapmanız gereken aşağıdaki yazılan Bir hackerin Bilmesi gereken bilgiler Başlığındaki konulardan bir kaç soru sorup cevap istemeniz yeterlidir. Biraz Biliyor , elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorsa Çömezdir . Konuların hepsini biliyor ve size anında cevap verıyor ve sizin anlamadıgınız konuları bile açıp size detaylı yardım etmek istiyorsa , Bilinki O an Bir Hacker le konuşuyorsunuz. Bu kişilere Saygıda kusur etmeyin. Fakat Sordugunuz sorulara kaçamak cevaplar verıyor ve - Bu ne lam ehuhe , veya dur olm şimdi işim var sonra bakarız . gibi sorudan kaçmaya çalışıyor ve halk usulu konuşmaları varsa ve " Hacker oldugunu konuşmaları ve yazı ile iddaa ediyorsa " Bilinki Siz bir lamerle konuşuyorsunuz. Lamerler Genelde Halk usulu yazışırlar. Gerçek Bir Hacker Bu tür konuşmaları anca ve anca kendi seviyesindeki arkadaş grupları ile yapar. Günümüzde birde şu olgu vardır ;"- Bir hacker bir siteyi hemen hacklar veya bir maili hemen alır, vb.. " Maalesef yoktur öyle bir şey. Birisine " - sen madem hacker sin şu siteyi hacklada görelim "diyenler Lamerin ta önde gidenidir. Durum öyle olsaydı ve her site hemen şıp diye hacklansaydı , Her mail hemen alınsaydı, Her sisteme hemen girilseydi İnternetde Güvenlik diye bir şey kalmazdı. Muhakkak her yazılımın , her sistemin zamanla açıgı çıkar . Fakat bunlar zamanla ve araştırarak olur. Hiç bir kimse hiç bir yeri hemen hacklayamaz. Gerçek bir hacker - kendine bu türden isteklerle gelen kişilerden uzak durmalıdır. Çunki gerçek bir hacker bir sisteme girmemin hemen kolay olmadıgını çok iyi bilmektedir. Bir hacker açıklardan yararlanır ve o açıgı sömürerek sisteme girer. Gerçek bir hacker neler yapabilecegini , neler yapamayacagını çok iyi bilir...

Ehh Azda Olsa birazcık hackerin ne olduğunu öğrendiniz heralde bildiğimiz üzere bir hacker olacaksanız hackerler kimdir nasıl teknik kullanırlar gibi sorular sormalısınız.Size dünyanın En iyi en büyük hackerini hayatını anlatacağım.Adamın ismi Kevin Matnick......

Kevin Mitnick. 38 yaşında. Gelmiş geçmiş en büyük hacker olarak kabul ediliyor. 5 yıl hapiste kaldıktan sonra geçtiğimiz yıl koşullu olarak serbest bırakıldı. Koşullardan birisi telefona ve bilgisayara dokunmamak. Bu koşulun başlıca nedeni daha önce de hapse giren Kevin’in intikam olarak kendisini mahkum eden yargıca, kendisini suçlayan savcıya vb. oyunlar oynaması. Örneğin, bir seferinde telefon numarası öğrenme hattını (bizdeki 118 hizmeti) bir yargıcın telefonuna yönlendirmiş. Bir başkasında sevmediği birisinin telefonunu aylarca arızalı olarak göstermiş. Bir başkasının telefonuna binlerce dolarlık faturalar gönderilmesini sağlamış. Telefon ve bilgisayar sistemlerini avucunun içi kadar iyi bildiği tartışılmaz.



Kevin Mitnick sorunlu bir aileden geliyor. Kevin üç yaşındayken anne ve babası ayrılmışlar. Amcası bir madde bağımlısı. Bir seferinde cinayetle suçlanmış. Üvey kardeşi Adam aşırı doz uyuşturucu kullanmaktan ölmüş.



Annesi Shelly lokantalarda garsonluk yaparak hayatını kazanıyor ve sık sık erkek arkadaş değiştiriyordu. Kevin annesinin arkadaşlarından birisine yakınlık duymaya başladığı zaman annesinin hayatına başka birisi giriyordu. Kevin’in gerçek babası ile ilişkisi çok azdı. Sık sık yer değiştiriyorlardı, düzenli bir hayatları yoktu. Kevin’in sürekli değişen arkadaş çevresine karşı telefon iletişiminden başka bir seçeneği yoktu. Bu yüzden telefon sistemlerini iyi öğrenmesi gerekiyordu. Öğrendi de.



1978’de Kevin Mitnick amatör radyoculukla uğraşıyordu. Bir yandan da telefon sistemleriyle ilgileniyordu. İnsan ilişkileri kötüydü, hemen herkesle takışıyor ve kavga ettiği herkese kin besleyip zarar vermeye çalışıyordu. Örneğin, telefon hatlarının kesilmesini sağlıyordu. Kin tutma ve sevmediği insanlara teknolojik zararlar verme huyu hep devam etti.



Kevin 1978 yılında amatör radyo sistemleriyle uğraşırken Roscoe ile tanıştı. Kevin’in Roscoe ile ilişkisi hep sürecekti. 1995 yılında yakalandığında ilk aradığı kişi Roscoe olmuştu. Roscoe daha kolay kız arkadaş bulmak için o zamanlar ABD’de yaygın olan telefon konferans sistemlerinden birisini işletiyordu. Roscoe teknolojinin bu yönünü seviyordu: Kız arkadaş bulmasına yardımcı olmasını. İlerde bu sayede tanıştığı ve yattığı kızların sayısını anımsamadığını söyleyecekti. Roscoe bu bilgilerini yazıya dökecek ve “Ev Bilgisayarınızı Kullanarak Kadınları Baştan Çıkarma Kılavuzu” adlı bir kitapçık da yazacaktı. Roscoe’nun kız arkadaşı Susan ise gündüzleri santral operatörlüğü geceleri fahişelikle para kazanıyordu. Susan da sevgilisi Roscoe sayesinde telefon sistemlerine ve daha sonra da bilgisayar sistemlerine girmeye başladı. Bu garip üçlüye katılan bir başkası Steven da telefon sistemleri konusunda bilgili birisiydi. Dördü çok uyumlu olmasa da iyi bir gurup oluşturdular. İçlerinde teknik olarak en iyileri Kevin’ken, gurubu bir arada tutan kişi ve gurubun beyni Roscoe idi. Kevin ve Susan birbirlerinden nefret ediyorlar ama ortak arkadaşları (ve Susan’ın sevgilisi) Roscoe yüzünden birbirlerine katlanıyorlardı.



Bu guruptakiler telefon sistemini telefon firmalarının çalışanlarından daha iyi biliyorlardı. Gizli bilgileri ve kişisel bilgileri elde etmeleri çoğunlukla sosyal mühendisliğe dayanıyordu: Sızmak istedikleri sistemdeki birilerini arayıp, onların bir şeylere kızmış üstleri gibi konuşup, onlardan bilgi alıyorlardı. Roscoe bu işi bilime dönüştürmüştü. Bir deftere çalışanların kişiliğine ait bir çok bilgi giriyordu: Üstü kim, altında kimler çalışıyor, yardımcı olmaya çalışan birisi mi yoksa soğuk birisi mi, çaylak mı, deneyimli mi. Hatta onların hobileri, çocuklarının adları vb. bile defterinde bulunuyordu.



Elde ettikleri bilgileri para için kullanmıyorlardı. Sistemlere girebilmek, onları tanımayan birisine ilişkin en ayrıntılı bilgileri elde etmek vb onlara yetiyordu. Bir seferinde bu dörtlü telefon numarası öğrenme servisini kendilerine yönlendirdiler ve telefon numarası soranlara “Beyaz mısınız zenci mi? Telefon kataloglarımızı ayrı ayrı da” gibi sorular yönelttiler. Bu tür şeylerle çok eğleniyorlardı.



Daha sonra uzmanlık alanlarını telefon sistemlerinden bilgisayarlara kaydırdılar. Roscoe üniversitelerin bilgisayar sistemlerinde dolaşırken Susan askeri bilgisayarlara giriyordu.



Kevin Mitnick’in fotoğrafik bir belleği vardı. Bir çok parolayı içeren bir listeye biraz baktıktan sonra listeyi saatler sonra bile bir bire tekrarlayabiliyordu.



Bir süre sonra Kevin ile Roscoe özellikle Susan’ı dışlayacak şekilde vakit geçirmeye başladılar. Susan bu durumdan memnun değildi. Üstüne bir de Roscoe’nun başka bir kızla nişanlanması eklenince memnuniyetsizliği arttı. Memnuniyetsiz ve bilgili herhangi bir kadının yapabileceği şekilde intikam almaya karar verdi.



1980 yılının Aralık ayında US Leasing adında, elektronik cihazları kiralama konusunda uzman bir firmanın bilgisayarlarına girildi. Kendisini Digital Equipments firmasının teknisyeni olarak tanıtan birisi US Leasing’i arayıp sistemdeki bir arızayı çözmek için geçerli bir kullanıcı adı, parolası ve bağlantı için telefon numarası sordu. Bu bilgileri şüphelenmeden karşı tarafa veren firma çalışanı ertesi gün Digital firmasını aradığında böyle bir kimsenin olmadığını, firmalarının onlar tarafından aranmadığını öğrendi. Aynı gece boyunca firmanın yazıcıları sürekli olarak “Sistem kırıcısı döndü. Sistem A üzerindeki disklerinizi ve yedeklerinizi uçurmaya az kaldı. Sistem B’yi zaten uçurmuştum. Bunları geri yüklerken eğleneceğini umuyorum, seni .öt deliği”, “Öc alma zamanı”, “FUCK YOU, FUCK YOU, FUCK YOU” vb ifadeleri basıyordu. Bütün zemin kağıtla kaplanmıştı. Kağıtlarda arada bir de insan adları görünüyordu: Roscoe, Mitnick, Roscoe, Mitnick.

US Leasing’e kimin girdiği anlaşılamadı. Roscoe ve Kevin bunu Susan’ın yaptığını iddia ederken Susan da onları suçluyordu.



Susan’ın intikam çabaları devam etti. Roscoe’nun firmasını arayarak onun bilgisayar terminallerini izinsiz kullandığını ihbar etti. Bunun sonucunda Roscoe işten atıldı. Bu arada Roscoe ve Kevin’in telefon kayıtlarını takip ediyor ve nereleri aradıklarını ne yaptıklarını saptamaya çalışıyordu. Roscoe ve Kevin takipten kurtulmak için sık sık telefon numaralarını değiştiriyorlardı. Buna karşılık Susan da onların evlerine kadar gelip telefon hatlarına saplanıyor ve bir telefon aparatıyla bağlı bulundukları santralda özel bir numarayı arayıp (telekom çalışanlarının kullandıkları bir teknik) numarayı öğreniyordu. Sonra bu tekniği kullanamamaya başladı: Kevin daha bilgili olduğu için santralın bilgisayarına girip kendi telefonunun bu şekilde bulunmasını engellemişti. Sonra da Kevin Susan’ın telefon görüşmelerini dinleyerek karşı kanıt toplamaya başladı. Susan yeni edindiği erkek arkadaşına telefonda mesleğinin inceliklerini ve ücretlerini bir bir açıklıyordu: “sen baskınsan yarım saati 45 dolar, sen pasifsen 40 dolar ve “güreşmek” istersen 60 dolar”. Bu arada Roscoe kendisini ve ailesini tehdit ettiği iddiasıyla Susan’ı savcılığa şikayet etti. Susan zor durumda kalmıştı ama öc almak için hala bir fırsatı bulunuyordu. Savcılık ve emniyet görevlilerine Kevin ve Mitnick’in yaptıkları işleri anlattı ve bu bilgilere karşı korunma istedi.



1981 yılında Kevin ve Roscoe ABD’nin en büyük telekom şirketlerinden birisi olan Pasific Bell şirketinin Los Angeles’daki COSMOS merkezine girmeye karar verdiler. COSMOS, telefon firmaları tarafından her türlü iş için kullanılan veritabanı programının adıydı ve Digital Equipments firmasının bilgisayarları üzerinde çalışıyordu. Ülke çapında yüzlerce CSOMOS sistemi kuruluydu. Bu sistemde 10-15 civarında komutun nasıl kullanıldığını iyi bilmek gerekiyordu. Bunu da merkezin çöp kutularını karıştırarak elde ettiler. Çöpler arasında yazıcı çıktıları, çalışanların birbirlerine gönderdikleri notlar (parolalar dahil olmak üzere) ve buna benzer bilgiler vardı. Daha fazla bilgiye gereksinimleri olduğunu anlayınca kendilerini merkezin çalışanları olarak tanıtıp içeri girdiler. Şirket çalışanlarının bilgilerinin yer aldığı bölüme bazı adları eklediler. Digital Equipments bilgisayarları kullanan yerleri bir Digital çalışanıymış gibi aradıklarında bu adları kullanıyorlardı. Eğer karşı taraf kontrol etmek için COSMOS merkezini ararsa bu adlara rastlanacak ve arayan kişinin gerçekten Digital’da çalıştığı sanılacaktı. Bir yöneticinin odasından da COSMOS’a ilişkin birçok kılavuz alıp çıktılar. Ama fazla ileri gitmişlerdi. Yaptıkları iş hacker’lık falan değil düpedüz hırsızlıktı. Ertesi sabah odasına daldıkları yönetici işyerine gelince kılavuzların eksik olduğunu farketti. Çalışan kayıtları arasında da tanımadıkları adları kolayca farkedebildiler ve şirketin güvenlik departmanına haber verdiler. Onlar da emniyet görevlilerine haber verdiler: Susan’ın bilgi verdiği emniyet görevlilerine.



Polisin Kevin’in evini basması uzun sürmedi. Kevin evde yoktu. Polislerin buldukları şeyler arasında COSMOS merkezi ile ilgili hiçbir şey yoktu ama genel olarak telefon ve bilgisayar sistemlerine ilişkin çok şey vardı. COSMOS güvenlik görevlilerinin ifadelerine dayanarak tutuklama kararı çıkartıldı. Kevin sinagoga gitmişti. Ailece pek dindar olmasalar da Kevin sık sık part-time çalışmakta olduğu sinagoga gidiyordu. Polisleri karşısında gören Kevin kaçmak istedi ama kısa bir araba takibi sonunda yakalandı. Kevin yakalandığında dağılmıştı: Çok korktuğunu söylüyor ve ağlıyordu.



Savcı Kevin’i ve Roscoe’yu hırsızlık ve bilgisayara izinsiz girme ile suçladı. Duruşmadan hemen önce Kevin iki konuda suçlu olduğunu kabul etti. Bu yolla Roscoe’ya ihanet ediyordu ama Islahhaneye gitmekten kurtulmayı umuyordu. Kurtuldu da. Aldığı ceza (ceza bile denilemez) 90 günlük bir inceleme ve 1 yıllık gözetim idi. Diğer arkadaşları da 3-5 ay arası cezalar aldılar. Kevin’in arkadaş gurubuyla da görüşmemesi gerekiyordu.



Guruptaki kişiler cezalarını çekerken Susan da büyük bir aşama kat etti ve güvenlik konusunda danışman olarak çalışmaya başladı. Hatta bu sırada Washington’a gidip senatörlere ve yüksek düzey askeri personele bilgi bile verdi.



Kevin bu sırada Lenny adında başka bir arkadaşıyla en iyi bildiği işe devam ediyordu: Bilgisayarlara ve telefon sistemlerine girmek. En çok rastladıkları bilgisayarlar Digital Equipments firmasının mini bilgisayarlarıydı. Önceleri PDP serisi bilgisayarlar daha sonra ise VAX serisi bilgisayarlar. Bu bilgisayarlar üniversitelerde ve telekom firmalarında çok yaygın olarak kullanılıyorlardı. Kevin ve arkadaşı Lenny en çok da Güney Kaliforniya Üniversitesinin bilgisayarlarına giriyorlardı. Bu da tekrar başlarının belaya girmesine neden oldu. Bir akşam üniversitenin terminallerinde "çalışırken" yakalandılar. Bu sefer Kevin kolay kurtulamadı: Bir ıslahhanede 6 ay geçirmesi gerekti. Bu arada Los Angeles polisi için de bilgisayar güvenliği konusunda bir video bant hazırladı. 1983'ün sonlarında serbest kaldı.



Kevin bir aile dostunun yanında çalışmaya başladı. Ama çalıştığı yerdeki tek bilgisayarı bütün gün boyunca kullanması patronunun dikkatini çekti. Patronu Mitnick'in neler yaptığını pek anlamıyordu ama Kevin'in bilgisayar başında kredi kartları sorgulaması yaptığını farkediyordu ve kaygılanıyordu. Kaygılarını anlatmak için polis teşkilatına ziyaret yaptı; Kevin Mitnick'in belalısı polis detektifi ile görüştü. Detektif de o sıralar Kevin ve arkadaşı Rhoades için bir soruşturma yürütüyordu. Soruşturma konusu bir telekom firmasının kodlarını kullanarak uzak mesafe görüşmeleri yapmalarıydı. Aynı zamanda MIT'nin çalışanlarını elektronik ortamda tehdit ediyorlardı. Bu sıralarda amatör radyo yayınlarıyla yaptığı kabalıklar Kevin'in amatör radyo lisansını kaybetmesine neden olmuştu. Detektif için bütün bunlar yeterliydi ve Kevin için bir arama ve tutuklama kararı çıkarttı. Evini, işyerlerini aradılar ama Kevin'i bulamadılar. Hapishaneye girmektense kaçmayı tercih etmişti.



1985'in yazında Kevin tekrar ortaya çıktı. Hakkındaki tutuklama kararı zaman aşımına uğramıştı. Tekrar arkadaşı Lenny ile ilişkiye geçti. Lenny çalıştığı yerlerdeki bilgisayarları Kevin'in kullanımına açıyordu. Bu sırada ABD'nin en büyük (CIA ve FBI'dan daha büyük) haber alma teşkilatı olan NSA (National Security Agency) bilgisayarlarına da girmeye başladı. Yaklaşık altı ay içinde Los Angeles bölgesi içindeki hemen tüm mini bilgisayarlara girmelerini sağlayacak kullanıcı hesaplarını elde ettiler. Bu sırada NSA'in sıkıştırmasıyla Lenny işten kovuldu (girdiği işlerin çoğundan kovuluyordu).



Kevin 1985'in Eylül'ünde bir bilgisayar okuluna yazıldı. Başarılı bir okul dönemi geçiriyordu.



Kevin'in kızlarla arası hiç iyi olmamıştı. Bu yüzden 1987 yılında, arkadaşlarına evleneceğini söylediğinde herkesi şaşırttı. Gelin adayı bir telefon şirketinde yönetici olarak çalışıyordu (Kevin kızın nerede çalıştığını duyduğunda gülmekten az kalsın yere yuvarlanıyordu) ve Kevin'le okulda tanışmışlardı. Kevin ve arkadaşı birlikte yaşamaya başladılar.



Kevin, UNIX işletim sisteminin bir çeşidini üretip satan Santa Cruz Operation (SCO) firmasının bilgisayarlarına girdi. Bir sekreterin hesabını kullanıyordu. Eylemleri fark edildi. SCO yetkilileri telekom şirketiyle işbirliği yaparak bağlantının kaynağını bulmaya çalıştılar. Bu iş normalde onlar için çocuk oyuncağıydı. Ama bu sefer bir zorlukla karşılaştılar: Bağlantıyı izlemeleri engelleniyordu. Kevin saatlerce bağlı kaldığı halde hattı bulunamıyordu. Bir süre sonra Kevin firmanın programı olan XENIX'i kopyalamaya çalıştı. Artık çok olmuştu. Bir seferinde dikkatsiz bir şekilde bağlanınca nereden bağlandığı saptandı. Evi yerel polis tarafından basıldı. Evde bilgisayar, modum (polis kayıtlarında böyle görünüyordu), telefon bağlantı aparatı, 55 adet disket çeşitli kitap ve kılavuzlar ile bir adet tabanca buldular. Kevin ve arkadaşı için tutuklama kararı çıkartıldı, sonra arkadaşının bu işin içinde olmadığı anlaşılınca onun kararı kaldırıldı. Dava sürerken Kevin ve arkadaşı evlendiler. SCO davası Kevin'in suçunu kabul edip işbirliğine yanaşması ile bitti.



1988 yılında Kevin ve arkadaşı Lenny bir başka okula girdiler. İlk yaptıkları şey okulun bilgisayarındaki bütün dosyaları manyetik bant kartuşlarına kopyalamaya çalışmak oldu ve bu iş sırasında yakalandılar. Okulun sistem sorumlusu gecikmeden polise haber verdi. Polisin elinde yeterince bilgi vardı ve Kevin'i hapishaneye tıkıp orada uzun süre tutmak için ellerinden geleni yapmaya kararlıydılar. Ama polis, üniversite, telekom şirketi ve Digital Equipments arasındaki koordinasyonsuzluk yüzünden hiçbir şey yapılamadı.



Çalışmaları için Lenny’nin işyerindeki bilgisayarları kullanıyorlardı.



Kevin ve Lenny'nin şimdiki amaçları Digital Equipments firmasının en değerli yazılımı olan VMS işletim sistemini elde etmekti. Bunun için Arpanet içinde gezinmeye başladılar. Arpanet içindeki bir askeri bilgisayara girmeyi başardılar ve onu çaldıkları yazılımları saklamak için kullanmaya başladılar. Bu bilgisayara girdikleri anlaşılınca başka bilgisayarlara geçtiler: Güney Kaliforniya Üniversitesinin bilgisayarlarına. Bilgisayarlara giriyorlar, onların üzerinden Arpanet'e çıkıyorlar ve bir yerlerden aldıkları VMS'in kaynak kodunu bu bilgisayarlara kopyalamaya çalışıyorlardı. Kopyaladıkları kod VMS'in alalade bir sürümü de değil 5.0 sürümüydü. Bu sürüm henüz müşterilere dağıtılmaya başlanmamıştı ve bulunabileceği tek yer Digital Equipments'ın iç ağı olan Easynet idi. Kevin ve Lenny gerçekten de bir zamandır Easynet'e giriyorlardı. Girmekle kalmayıp Easynet içinde çalışanların birbirleriyle yazışmalarını da izleyebiliyorlardı. Bu yazışmalar arasında iki kişi dikkatlerini çekti . Birincisi bir VMS güvenlik uzmanıydı. İkincisi ise sürekli olarak bu uzmanla yazışan ve İngiltere'deki bir üniversitede çalışan bir başka uzmandı. İkinci uzman sürekli olarak bulduğu güvenlik açıklarını ilkine gönderiyordu. Tabii, bunlar Kevin ile Lenny'nin eline de geçiyordu.



VMS’in kaynak kodunun üniversitenin bir bilgisayarına aktarılması bittiğinde sıra dosyaları bir manyetik bant kartuşuna kopyalamaya gelmişti. Ellerindeki araçlarla bunu uzaktan yapmaları mümkün değildi. Bunu üniversitenin bilgisayarının başında yapmaları gerekiyordu. Bu iş için yanlarına eski arkadaşları Roscoe’yu aldılar. Kevin tanındığı için üniversiteye girmeyecek, işi Lenny ile Roscoe bitirecekti. Roscoe kendisini bir öğrenci olarak tanıtıp kopyalaması gereken dosyalar olduğunu söyledi ve kartuşun bilgisayara takılmasını sağladı. Sonra Lenny ile buluşup telefonla Kevin’e haber verdiler. Kevin bilgisayara uzaktan bağlanarak dosyaların kopyalanması için gereken komutları verdi. İşlem bitince Roscoe kartuşu aldı. Dosyalar çok büyük olduğu için bu işlemleri birkaç kez yapmaları gerekti ama sonunda VMS’in kaynak kodlarına sahip oldular. Artık bu kodu inceleyip işletim sisteminin açıklarını bulabilirlerdi.



Bu sırada hem üniversitede hem de Digital Equipments’da sisteme birilerinin girdiği anlaşılmıştı. Kevin ve Lenny’nin de okudukları e-postalar ile yakından bildikleri gibi Digital içinde üç kişi hemen hemen tüm zamanlarını bu işi çözmeye adamışlardı. Ama Kevin ve Lenny yine bu e-postlardan Digital’ın onları bulsa bile kolay kolay suçlamayacağını öğrenmişlerdi. Firmalar kendi sistemlerine birilerinin girdiğinin öğrenilmesinden hiç de memnun kalmıyorlardı. Yine de her iki kurum da onları saptamak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Kendilerine gelen telefon bağlantılarını izlemek için telekom şirketleriyle birlikte çalışıyorlardı. Kevin telefon sistemini iyi tanıması nedeniyle aramalarını hep çağrı yönlendirme yöntemiyle yapıyor ve izleme sonunda rastgele numaralara erişmelerini sağlıyordu. Bir keresinde rastgele numara ortadoğudan göçen bir adamın numarası çıktı. Adamın evi FBI tarafından basıldı ama ajanlar televizyon seyreden bir adamdan başka bir şey bulamadılar.



Bu arada Lenny ile Kevin arasında sorunlar baş göstermeye başladı. Lenny daha normal bir hayat sürmek istiyordu: Hacker’lık dışında faaliyetlerle ilgilenmek, kız arkadaşına daha fazla zaman ayırmak istiyordu. Kevin ise tek bir şeye saplanmıştı: Daha çok, daha çok bilgisayar sistemine girmek. Lenny’i de kendisiyle çalışmaya zorluyordu. Lennny, Kevin’in ilerde kendi aleyhinde kullanabileceği bilgileri topladığını düşünüyordu. Sık sık tartışıyorlardı. Kevin her işlerinde "bu sonuncu olacak başka bir hacking yapmayacağız" diyordu ama birisi bitince bir başka işi başlatan da yine hep o oluyordu. Kevin çalışmaları ile ilgili olarak da karısına sürekli yalanlar söylüyordu. Lenny arkadaşları Roscoe’yu arayıp durumdan yakındı. Roscoe da Kevin’in halinden memnun değildi ve ona şimdiden iyi bir avukat bulmasını önerdi. Kevin çığrından çıkmıştı: VMS işletim sisteminin kaynak kodunu kopyaladıktan sonra şimdi de yine Digital’dan Doom adında bir oyunu kopyalamak istiyordu. Lenny için bu kadarı fazlaydı. İşindeki amirleriyle konuşup durumunu anlattı. Birlikte hem Digital’ı hem de FBI’ı aradılar ve durumu anlattılar. Lenny o ana kadar elde ettikleri 36 adet kartuşu FBI’a teslim etti. Birlikte Kevin’e bir tuzak hazırladılar. Lenny’nin üstüne mikrofon ve teyp yerleştirdiler. Lenny her akşam olduğu gibi işyerinde Kevin ile buluştu. Bu sırada FBI ve Digital güvenlik elemanları da aynı binada onları izliyordu. Kevin sabah saat 3’e kadar çalışmayı sürdürdü. Ertesi sabah FBI ajanları ve Digital yetkilileri bir toplantı yaptılar. Her zamankinin aksine bu sefer Digital da geri çekilmemeye karar vermişti. O gün akşam Kevin tutuklandı. Yıl 1988 idi.



Kevin’in tutuklanışı gazetelere manşet oldu. Haberlerde onun basit bir telefonla nükleer savaşa yol açabileceği, toplum için bir tehdit oluşturduğu işleniyordu. Kevin maksimum güvenliğin sağlandığı bir hapishaneye kondu. Digital firması Mitnick’in kendilerine verdiği zararın 160 bin dolara mal olduğunu iddia etti. Kevin mahkemede bazı suçlamaları kabul etti, yaptıklarından dolayı özür diledi ve bu tür şeyleri bir daha tekrarlamayacağına söz verdi. Mahkeme onu bir yıl hapis ve altı aylık bir tedavi ile cezalandırdı. İyi hali görüldüğünden, 1990 yılının baharında, cezasının tümünü tamamlamadan hapishaneden şartlı olarak çıktı. Hapishaneden çıktığında karısı boşanmak istedi: Bütün olan bitenden bıkmıştı.



Kevin hapisten çıktığı zaman eski arkadaşı Susan ile görüşmeye başladı. Kevin kilo vermişti ve düzenli bir işte çalışıyordu. Susan, sonradan bu döneminde Kevin’i baştan çıkarmaya çalıştığını söyleyecekti. Onun yatakta nasıl olduğunu merak ediyordu. Ama Kevin’in bu taraklarda bezi yoktu. Susan vazgeçti. Daha sonra “isteseydim onunla yatardım” diyecekti.


FBI hapisten çıkan Kevin'in ıslah olduğuna inanmıyordu. Justin Petersen adında bir eski hacker'ı Kevin'in peşine taktı. Justin hem Kevin, hem de Roscoe ile ilişkiye geçip onları bilgisayarlara girme konusunda cesaretlendirdi. Üçlü birlikte bir çok bilgisayara girdiler. Kevin Justin'in ajan olduğunu farkedince bir avukata danışıp onunla yaptıkları görüşmeleri teybe kaydettiler. Ama çok geçti. Şartlı salıverme kurallarını ihlal ettiği için Kevin hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Kevin yakalanmamak için kaçmaya başladı. Sürekli şehir değiştiriyor, alışverişini hep nakit paralarla yapıyordu. Bilgisayarlara girme huyundan vazgeçememişti. Gelişen teknoloji ile birlikte bir dizüstü bilgisayar, bir hücresel telefon ve modemle çalışmak yeterli hale gelmişti. İnternet'in yaygınlaşması da ona hizmet ediyordu. Bir yerel İnternet hizmet sağlayıcısına bağlanıyor oradan da İnternet'te yaygın olarak kullanılan Telnet programı ile istediği sisteme bağlanabiliyordu.



Bu sırada Digital firmasına VAX sistemlerinin hatalarını rapor eden İngiliz'le arasında garip bir bağ oluştu. Kevin, İngiliz'in firmaya gönderdiği e-postaların hepsini okuyabiliyordu. Bu e-postalardan ne kadar bilgili bir kişi olduğunu anladığı İngiliz'e karşı hayranlık besliyordu. Bu hayranlığın sonunda kendisini telefonla aramaya bile başladı. Telefon görüşmeleri 2, 3 bazen 4 saat sürüyordu. İngiliz'in FBI ile bağlantılı olarak onu yakalamaya çalıştığını öğrenince büyük hayal kırıklığına uğrayıp bağlarını koparttı.



1994'ün son aylarında Kevin Seattle kentindeydi (Microsoft'un da merkezinin bulunduğu Amerika'nın kuzeydoğusundaki bir kent) . Brian Merril adıyla bir hastanede bilgisayar teknisyeni olarak çalışıyordu. Şehrin telekom şirketinin iki detektifi telefon korsanlığını araştırırken onu buldular. Tarama cihazı ile binasına kadar ulaşıp telefon konuşmasını dinlediler. Kevin karşısındakiyle bir bilgisayar sistemine nasıl girileceğinden konuşuyordu. Ama arama emri ancak birkaç ay sonra çıkarılabildi. Arama yapıldığında da Kevin'i bulamadılar. Kevin yine kaçmayı başarmıştı. Kaçtığı yer Amerika'nın doğusundaki Raleigh kentiydi. Bu kentte son ve en uzun hapis cezasına çarptırılmasına neden olan işini yapacaktı: Japon kökenli bir Amerikalı olan Tsutomo Shimomura'nın bilgisayarına girmek.



Tsutomo Shimomura dünyaca ünlü bir fizikçi olan Richard Feynman'dan ders alan parlak bir astrofizikçi idi. Ama astrofizik onu kesmiyordu. 19 yaşında Los Alamos Ulusal Laboratuvarında işlemci mimarisi ve hesaplama yöntemleri üzerinde çalışmaya başladı. Daha sonra San Diego Süper Bilgisayar Merkezinde çalışmaya başladı. Kendini beğenmiş birisiydi. Karşısındaki kişi onun konularından anlamıyorsa Tsutomo için değersizdi. Bilgisayarları çok seviyor ve bilgisayar güvenliği alanıyla yakından ilgileniyordu. Bu özelliği yüzünden Hava Kuvvetlerine ve NSA'e güvenlik konusunda danışmanlık yapıyordu. Bilgisayarına girildiğini farkettiğinde çok şaşırdı, çok bozuldu ve bunu kişisel bir tehdit olarak algılayıp bilgisayarına gireni takip etti. Yakalayana dek.



Tsutomo'nun sistemine giren kişi iz bırakmamak için günlük dosyalarını (log files) silmişti. Ama Tsutomo çok önceden tedbirini almıştı: Günlük dosyalarının bir başka bilgisayara düzenli olarak gönderilmesini sağlamıştı. Bu dosyaları bir master öğrencisi düzenli olarak inceliyordu. Bu öğrenci normalde hep artması gereken günlük dosyalarının son kopyasının küçülmüş olduğunu gördüğünde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu farketti. Durumu Tsutomo'ya haber verdiğinde Tsutomo kayak yapmaya gidiyordu. Tatilini iptal edip hemen San Diego'ya döndü.



Tsutomo'nun bilgisayarlarına saldıran kişi IP spoofing denilen bir tekniği kullanıyordu. Chicago'daki Loyola Üniversitesinden girdiği sanılan birisi, bilgisayarının IP adresini Tsutomo'nun ağındaki bir IP adresi olarak göstermişti. Saldırgan bu yolla Tsutomo'nun birçok bilgisayarından düzinelerce dosyayı kopyalamıştı. Tsutomo bu tekniği duymuştu ama gerçekleştirilmesi çok zor olduğu için uygulandığını hiç görmemişti.



Tsutomo bilgisayar güvenliği konusunda çalışan kişilerin çoğu gibi Kevin Mitnick'i duymuştu. Kevin'in arandığını da biliyordu. Saldırganın o olduğundan emin değildi ama araştırmaya hemen başladı. Önce saldırganın neleri çaldığını buldu: Hücresel telefon kodları, Tsutomo'nun e-postalarını ve çeşitli güvenlik araçlarını içeren özel klasörü (home directory) birçok başka dosya. Tsutomo bilgisayarlarındaki güvenlik önlemlerini arttırıp tatiline döndü. Sonraki günlerde Tsutomo Bruce Koball adında birisi tarafından arandı. Bruce San Fransisco'da yaşıyordu ve İnternet hesabına ayrılan disk alanının Tsutomo'nun dosyaları ile dolduğunu bildiriyordu. Bu alanda Tsutomo'nun yaklaşık 150MB'lık dosyası bulunuyordu. Tsutomo San Fransisco'ya uçup İnternet Hizmet Sağlayıcısının merkezine karargah kurdu. Buradan kendi sistemlerine giren kişiyi izlemeye başladılar. Onun klavyede bastığı her tuşu takip edebiliyorlardı. Saldırganın o bölgedeki başka İnternet Hizmet Sağlayıcılarına (ISP) da girdiğini ve o sistemleri de parmağının ucunda oynattığını farkettiler. Karşılarındaki kişi sıradan birisi değildi. Saldırganın aslında yine o yöredeki başka bir ISP'den girdiğini farkedince karargahlarını oraya taşıdılar. Orada saldırganın ISP'nin 26000 müşterisine ait kredi kartı bilgilerini elde etmiş olduğunu gördüler (bu kredi kartı bilgilerinin kullanılıp kullanılmadığı hiç anlaşılamadı). Saldırgan ondan fazla kişinin e-postalarını izliyordu. Bu e-postalar içinde "itni" ifadesini arıyordu. Tsutomo'nun kuşkusu kalmamıştı: Aradıkları kişi Kevin Mitnick'ti.



Bu sırada saldırganın aramayı Raleigh'den (ABD'nin öbür tarafı) başlattığı saptandı. Aramalar bir hücresel telefon ve modemle yapılıyordu. Tsutomo tası tarağı toplayıp Raleigh'a uçtu. Orada telekom şirketi Sprint'in bir teknisyeni ile birlikte bir arabaya atlayıp telefon görüşmelerini taramaya başladılar. Otuz dakika içinde Kevin'in yeri saptandı. FBI'a haber verildi. Kevin'in kanıtları yok etmemesi için hızlı hareket etmeleri gerekiyordu. Sabahın ikisinde ajanlar kapıyı çaldılar. Kevin'in ilk sorduğu şey arama belgesiydi. Ajanlar arama belgesini gösterdiklerinde adresin yanlış yazılmış olduğu anlaşıldı. Ama bu Kevin'in içeri giren ajanlar tarafından tutuklanmasına engel olamadı. Beş yıl hapishanede kaldı. 2000 yılı içinde serbest bırakıldı. Halen gözetim altında. Telefon kullanamıyor (annesini araması dışında). Bilgisayara el süremiyor. ABD dışına çıkması yasak. Geçimini konferanslara katılarak sağlıyor. 2003 yılının gelmesini ve üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını bekliyor.

Bu bölümü bilerek kırmızıyla azdım çünkü çoğu kişi yazıları okumadan göz gezidriyor.Eğer bir hacker olmak istiyorsanız Bunları bilmeniz gerekli.Bu bölümü kısa ve öz olarak anlattım okumanız için.

Arkadaşlar şimdi gelelim bir site nasıl hacklenir.Bildiğimiz üzere herkes hostingin ve domainin ne olduğunu biliyordur.Eğer birisi paralı bir hostingten domain aldımı bilinki site admin paneline girmesi için şifre ve kullanıcı adını bilmeniz gerekli.Çoğumuz görmüştürki bazı filimlerde bilisayarlara bir kablo ile küçük bilgisayara bağlarlar ve bir makine yardımıyla kodu çözerler.Tabi bu yöntemi kullanırlar ama gereksiz olur uraştırır.Saten çoğu kişi benim kota ona yetmez der çok pahalı derler.Okadar para harcamanıza gerek yok yukarıda anlattığım hacker nasıl olunur onu öğrenmeniz gerekir.Unutmayın Ben bile hackerliği öğrenmek için bilhgisayarımı kaçkere çökerttim bunu dert etmeyin(Bu arada ben profesyonel hakcer değilim 2-3 hacker tekniğini ve kodları bilyurum)Çoğu kişi hackerliği kolay zanneder bazıları zor zanneder eğer sizde kolay olmasını istiyorsanız derecenize göre başlamalısınız.Ben ilk hackerliği öğrenmek istediğimde bilgisayar virüsleme işine kalkışmıştım 2-3 e-postadan hack programları buldum denedim çoğu kişinin bilgisayarına solucan virus gibi truva atı gibi küçük virusler gönderdim sonra bilgisayarı çökertecek türden viruslere başladım ama o çok zor onu daha çalışıyorum ve böylece en son seviyeye varabilirsiniz.Şimdi gelelim site hacklemeye.Eğer bilgisayar kodlarını biliyorsanız ve site hackleyecek kadar iyisenizAdminin domain şifresini kırmanız yeterde artar bile.Zaten kırdıktan sonra siteyi isterseniz altüst edin...

Burda anlattıklarım size hakcker olmanıza yetecek kadardı.Biz bir hacker sitesiyiz diyemeyiz eğer daha ayrıntılı hack üzerine kurulmuş siteler var mesela wardom.org turkish ajan turkhack gibisiteler vardır bu siteler hack programları ve hacklık hakkında daha öz bilgiler verebilir.Bizden Bukadar yakındaki konularda cracker nedir nasıl olunur anlatacağız....
Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile Smile






Lütfen Gizli İçeriği Görmek İçin Konulara Mesaj Yaznınız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kr0waz.turkforumpro.com
 
Nasıl Hacker Olunur [YENİ KATEGORİMİZİN İLK PAYLAŞIMI]
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Konu İkonu Nasıl Aktive Olunur ? Yrdım (Tşkler;)
» Kategori İsimleri
» Moderatör nasıl yaparım?
» Şu Şekilde Nasıl Olur Lütfen Bakın
» MAKSİMUM KATEGORİ SAYISI DİYO!!!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Bilgisayar ve Diğer Konsollar :: Hacker ve Crakcer-
Buraya geçin: